27 Eylül 2011 Salı

Hayır Demeyi Öğrenin!



Bugün oğlumla birlikte Kadıköy'den evimize minibüsle dönerken tanık olduğum durumu paylaşmadan edemeyeceğim...

Aslında yaşanan sahnenin kimbilir kaçıncısı yaşandı bilmiyorum ve bunun son olmayacağını biliyorum malesef...

Alkol kokusu bir yana kötü niyeti gözüne yansımış, fermuarı inik bir adam minibüse biniyor. Tam iş çıkış saati, minibüs kalabalık, kapasitesinin kaç katı insan var bilemiyorum. Adam etrafı kolaçan ettikten sonra ayakta duran hanımlardan birine yanaşıyor ve birkaç dakika sonra hanımdan "siz şöyle geçin" diye ona yetmeyecek dozda bir tepki geliyor ve adam yer değiştirmek üzere bakınıyor, kendisine en uygun gelen yere yönleniyor ve benim önümde oturan genç kızın üstüne doğru yanaşıyor da yanaşıyor. Kız, ondan uzaklaşıp cama yapışık şekilde yoluna devam etmeye çalışıyor ama birşey söylemiyor. Ben artık sezdiklerime ve farkettiğim duruma dayanamayarak, adamın yanındaki başka bir adama " bir bakar mısınız rahatsız mı bu adam?" diye o rahatsız adamı uyarmasını işaret ediyorum. Adam kötü niyetli adamı dürtüyor ve rahatsız adam başka bir arayışa geçiyor. Derken minibüste rahatsız edilmedik ayakta kadın yolcu kalmıyor ve en son durağı olan oturan genç bir kız yine sesini çıkarmıyor. Artık benim sabrım taşıyor, içimden avaz avaz bağırmak, adamın bir daha bu sapıklığı yapamayağı kadar canını acıtmak istiyorum ve kadınlara sesleniyorum:

"Neden sesinizi çıkarmıyorsunuz? Atmak lazım bu adamı minibüsten, neden maruz kalıyorsunuz? Tecavüze maruz kalana kadar sesiniz çıkmayacak mı? Neden tepki vermiyorsunuz?"

Hakikaten inanamıyorum. Neyin suskunluğu bu? Adamın yaptığı değil de sapıklığa maruz kalmak mı ayıp? Ordan değil burdan buyurun diye kendi başından savıp hedefi farklı yöne yönlendirmek mi doğru olan? Neden korkuyorsunuz?

Bu arada erkeklerden biri de bana yanıt veriyor. "Hanımefendi sizden başka böyle tepki veren yok, demek ki sizden başka herkes memnun bu durumdan" Offf delirecek gibi oluyorum. Kimi adamlar da "kadınlar seslerini çıkarmıyor, akşam akşam biz mi canımızı sıkalım" diyor.

Bunların hepsinin kaynağı HAYIR demeyi bilememek mi? Bu denli bir duruma maruz kalıp hala sesini çıkaramıyor mu bizim kadınımız? Hala nezaket peşinde ordan değil burdan buyurun demenin ötesine neden gidemiyor? O sesini çıkarmayan kadınlara mı yoksa adamlara mı kızmalı?

Evet herkesten önce kişi kendini korumalı; yoksa şehrin ortasında evire çevire dövülüp seyirci toplayan aciz genç çocuklardan farksız bir şekilde sapıklıklara ve tüm çirkinliklere maruz kalırsınız, etrafınızdan da kimse sizi kollamaz. Tabii tepki vermeye cesaret edemeyip susan bir genç kızsa da etraftaki erkek adamların hiç anaları, kız kardeşleri, eşleri ve çocukları yok mu, onların başına gelse yerle bir etmezler miydi adamı diye düşünmeden edemiyorum. Toplumun bu duyarsızlığının sınırı nedir? Bunların yanıtlarını bulamıyorum.

Acaba bu yazının etiketine neler yazmalı ki burada yazdıklarımı öyle çok kişi okusun ki hiç değilse bir nebze birşeylerin farkındalığında katkım olsun...Offff...


“Hayır” diyebilmek öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceridir. Bu sosyal becerinin eksikliği, yani “hayır” diyememek ise bir hastalıktır. Daha doğrusu psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yol açan tehlikeli bir virüstür.

Sözün kaynağı: http://www.aktuelpsikoloji.com/ Yanlış mı siz söyleyin!

1 yorum:

Düşlerimden İnciler dedi ki...

Merhaba , bloğuma bıraktığınız linki tıkladım ve yazınızı içim acıyarak okudum...Ne yazık ki hem "hayır " demeyi bilmiyoruz hemde "hayır " diyene saygı duymuyoruz...
Anlattığınız olay benim başıma gelmişti Ankara da yaşarken.Otobüste aynıs eviyesizlikte tacize uğradım.Tek fark vardı ben sesimi çıkardım ve şöföre şikayet ettim.Şöför adamı otobüsten atmaya kalkınca erkekler birlik oldu .Beni suçlamaya kalktılar , şoka girdim resmen.Muavin adamın neler yaptıığını görmese resmen adamı kışkırtmakla suçlanacaktım.Muavin sayesinde şöförden tekme tokat dayak yedi ama ne yazık ki otobüsten atılmadı.Kendi gibi sapık zihniyete sahip hem cinsleri tarafından korumayı alındı.Yüz buldu sapık, be oturduğum yeri değiştirdim ve adam yeniden başladı yaptığını tekrarlamaya ve bakışları ile tacize .O zaman şöför sahip çıknalarla birlikte attı aşağıya..KAbus gibiydi..Halkımız o kadar art niyetli ki akla gelen "kadın kuyruk sallama sa adam neden taciz etsin " böyle bir lekeli zihniyet gerçekten de akıllara zarar.O genç kızlar da suçlanmamak için susmuşlardır muhtemelen.Ama iğrenç bir durum...
Ne hayır demeyi biliy oruz nede hayır diyene desteğiz.Kadına şiddet konulu yazılar yazıyorum ve sesimi duyurmaya çalışıyorum diğer adresimde.Ama inanın blogdaşlarımızın tamamına yakınının kadın olmasına rağmen hiiç biri umursamadı.Bu konuda da şok oldum.Biz şiddet görmüyoruz diye şiddete mağruz kalan hem cinslerimizi yarı yolda mı bırakacağız yani, bana dokunmayan bin yıl yaşasın misalinden yola çıkılıyor anlaşılan...Keşke mimler yerine bu konuları dolaştırabilsek bloglarda ama olmayacağını anladım az biraz...

http://www.icimizdekikarnaval.com/?p=643
linkini ekledim size , hayır diyebilmek gerçekten deönemli..Şiddet ve hayır diyebilmek de birbiriyle bağlantılı galiba...evet diyene kadar uğraşılmasıd a bir nevi şiddetin başka yüzü değil mi ?
sevgiyle kalın ,iyi akşamlar

World Clocks

Sevgili Ziyaretçim,
Blogumda aradığını bulmanı ve ziyaretinin keyifle geçmesini dilerim. Sevgi ve sağlıkla...